Av. Barış Selçuk ŞahinAvukatlık Bürosu

Lavuk Kelimesi Hakaret Midir?

Av. Barış Selçuk Şahin

Lavuk kelimesi Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlük'te argo bir sıfat olarak "gereksiz konuşan kimse" ve "önemsiz konular üzerinde fazlaca duran, hareketleri ve sözlerinde meymenet olmayan kimse" şeklinde tanımlanmıştır. Günlük hayatta, trafikte veya sosyal medyada yaşanan tartışmalarda muhatabı küçümsemek ya da rahatsız etmek amacıyla sıkça kullanılan bu sözcüğün ceza hukuku anlamında suç oluşturup oluşturmadığı pek çok soruşturmaya ve davaya konu olmaktadır.

Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre bir kimseye "lavuk" veya "lavuklar" demek, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp "rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı" (kaba söz) niteliğinde kabul edildiğinden tek başına hakaret suçunu oluşturmamaktadır.

Hakaret Suçu İle İlgili Yasal Düzenleme

Hakaret suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 125. maddesinde düzenlenmiştir:

TCK m. 125/1: "Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir."

TCK m. 125/2: "Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur."

Kanun metninden anlaşılacağı üzere her kaba, yakışıksız veya nezaketsiz söz kendiliğinden hakaret suçunu oluşturmaz. Söylenen sözün ceza hukuku kapsamında suç sayılabilmesi için muhatabın toplum içindeki itibarını, onurunu ve saygınlığını açıkça küçük düşürecek ağırlıkta bir sövme veya somut bir fiil isnadı içermesi şarttır. Bu doğrultuda Yargıtay; yavşak, çomar veya geri zekâlı gibi sözcükleri doğrudan onur ve saygınlığı rencide eden hakaret ifadeleri olarak kabul ederken, IQ seviyen düşük, cahil, çakal ya da "lavuk" gibi ifadeleri kaba söz ve ağır eleştiri sınırları içinde değerlendirmektedir.

Lavuk Kelimesi İle İlgili Yargıtay Kararları

İlk derece mahkemeleri tarafından "lavuk" kelimesinin kullanıldığı bazı dosyalarda hakaret suçundan mahkûmiyet veya adli para cezası kararları verilebilmektedir. Ancak Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hem vatandaşlara hem de görev başındaki kamu görevlilerine (polis, jandarma, doktor) yöneltilen "lavuk" ifadelerini istikrarlı biçimde kaba hitap tarzı saymakta ve mahkûmiyet hükümlerini bozmaktadır.

Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2024 tarihli güncel bir kararında; hastaneye getirilen hükümlünün görevli jandarma personeline yönelik "lavuk" demesi nedeniyle yerel mahkemece kamu görevlisine hakaret suçundan verilen 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasını incelemiş, bu sözün muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olduğunu belirterek mahkûmiyet kararını oy birliğiyle bozmuştur.

Yine Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2024 tarihli bir başka kararında; sanığın yol üzerinde karşılaştığı şikâyetçilere hitaben "lavuklar" demesi sebebiyle yerel mahkemece verilen hapis cezasını, söylenen sözün muhatapların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde kaldığı ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle oy birliğiyle bozmuştur.

Benzer şekilde Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2023 tarihli bir kararında; devlet hastanesi polikliniğinde yakını için istediği istirahat raporunu uygun görmeyerek imzalamayan doktora "lavuk raporu neden imzalamıyorsun" diyen sanık hakkında verilen 11 ay 20 gün hapis cezasını, sarf edilen sözlerin mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle oy birliğiyle bozmuştur.

Ayrıca Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2022 tarihli kararında; tartışma sırasında şikâyetçiye "seni buraya gömerim lan, lavuk sen benim kim olduğumu biliyor musun" diyen sanığa "lavuk" kelimesi nedeniyle verilen 1.500 TL adli para cezasını Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi üzerine incelemiş, kelimenin kullanılış şekli ve cümle kurgusu dikkate alındığında kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde kaldığını belirterek yerel mahkeme kararını bozmuş ve sanığın hakaret suçundan beraatine hükmetmiştir.

Öte yandan Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2019 tarihli kararında; duruşma salonundan çıktıktan sonra adliye koridorunda muhatabına yönelik "lavuk" kelimesini "yavşak" ve "şerefsiz" gibi doğrudan sövme içeren ağır ifadelerle aynı cümle içinde kullanan sanığın eyleminin bir bütün olarak hakaret suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir.

Her ne kadar Yargıtay kararlarında "lavuk" kelimesinin tek başına hakaret suçunu oluşturmadığı kabul edilse de yargılamada her somut olay kendi özel koşulları, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği, sözün söyleniş biçimi ve konuşmanın bütünlüğü içinde ayrı ayrı değerlendirilir. Dolayısıyla bu kararlara dayanarak "lavuk" ifadesinin serbestçe kullanılabileceği düşünülmemeli; somut olayın özelliklerine göre savcılık soruşturması, ceza davası veya tazminat sorumluluğu ile karşı karşıya kalınabileceği unutulmamalıdır.

Hakaret Davalarında Avukatlık Ücreti ve Manevi Tazminat

Hakaret suçu nedeniyle yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda, söylenen sözün kaba hitap sınırını aşarak hakaret oluşturduğunun mahkemece kabul edilmesi ağır mali sonuçlar doğurur. Şikâyetçi olan mağdurun ceza davasında kendisini bir avukat ile temsil ettirmesi ve yargılama sonunda sanık hakkında mahkûmiyet veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilmesi hâlinde, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanan katılan vekâlet ücreti doğrudan hakaret eden sanığa yükletilir. Başka bir ifadeyle sanık, alacağı adli para veya hapis cezasının yanı sıra şikâyetçinin avukatlık ücretini ve yargılama giderlerini de ödemek zorunda kalır.

Ceza davasındaki bu yaptırımların dışında, kendisine hakaret edilen kişi kişilik haklarına saldırı sebebiyle hukuk mahkemesinde ayrıca manevi tazminat davası açma hakkına da sahiptir. Dolayısıyla hakaret fiilini işleyen kişi, ceza mahkemesindeki mahkûmiyet ve avukatlık ücretinin ardından bir de mağdura yasal faiziyle birlikte manevi tazminat ve ikinci bir avukatlık ücreti ödeme riskiyle karşı karşıya kalır. Bu nedenle gerek hakarete uğrayan kişilerin şikâyet ve tazminat süreçlerini hak kaybına uğramadan yürütebilmesi gerekse kaba söz niteliğindeki ifadeler yüzünden haksız yere cezai ve mali yükümlülük altına girilmemesi açısından sürecin bir avukat aracılığıyla takip edilmesi büyük önem taşır.