Çakal Kelimesi Hakaret Midir?
Çakal kelimesi Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlük'te hayvan bilimi terimi olarak "etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı", argo bir sıfat olarak ise "kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık, zorba, külhanbeyi tipli kimse" şeklinde tanımlanmıştır. Halk ağzında daha çok "açıkgöz, kurnaz ve fırsatçı" kişileri nitelendirmek için kullanılan bu sözcüğün; günlük hayattaki tartışmalarda, trafikte, kolluk işlemlerinde veya sosyal medyada muhataba yöneltilmesi hâlinde ceza hukuku anlamında suç oluşturup oluşturmadığı pek çok soruşturmaya ve davaya konu olmaktadır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin yerleşik çoğunluk görüşüne göre bir kimseye "çakal", "çakallar" veya "çakallık yapma" demek, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp "rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı" (kaba söz) niteliğinde kabul edildiğinden tek başına hakaret suçunu oluşturmamaktadır. Bununla birlikte Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2026 tarihli güncel bir kararında, aynı ifadenin argodaki anlamı ve söyleniş bağlamı dikkate alınarak kaba hitap sınırını aştığına ve hakaret suçunu oluşturduğuna hükmedilmiştir. Yüksek yargı organları arasındaki bu güncel içtihat ayrılığının ayrıntılarına yazımızın devamında yer verilmiştir.
Hakaret Suçu İle İlgili Yasal Düzenleme
Hakaret suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 125. maddesinde düzenlenmiştir:
TCK m. 125/1: "Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir."
TCK m. 125/2: "Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur."
Kanun metninden anlaşılacağı üzere her kaba, yakışıksız veya nezaketsiz söz kendiliğinden hakaret suçunu oluşturmaz. Söylenen sözün ceza hukuku kapsamında suç sayılabilmesi için muhatabın toplum içindeki itibarını, onurunu ve saygınlığını açıkça küçük düşürecek ağırlıkta bir sövme veya somut bir fiil isnadı içermesi şarttır. Bu doğrultuda Yargıtay; yavşak, çomar veya geri zekâlı gibi sözcükleri doğrudan onur ve saygınlığı rencide eden hakaret ifadeleri olarak kabul ederken, lavuk, cahil, IQ seviyen düşük ya da "çakal" gibi ifadeleri Daire uygulamasında kural olarak kaba söz ve ağır eleştiri sınırları içinde değerlendirmektedir.
Çakal Kelimesi İle İlgili Yargıtay Kararları
"Çakal" kelimesinin hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığı konusunda Yargıtay 4. Ceza Dairesi ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu arasında dikkat çekici bir görüş ayrılığı bulunmaktadır. Hakaret suçlarına bakmakla görevli özel daire olan Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hem sivil vatandaşlara hem de görev başındaki kamu görevlilerine (polis memuru, belediye başkan yardımcısı vb.) yöneltilen "çakal" ve "çakallar" sözlerini istikrarlı biçimde kaba hitap tarzı saymakta; buna karşılık Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2026 tarihli kararında kelimenin argodaki aşağılayıcı anlamını esas alarak suçun oluştuğunu kabul etmektedir.
1. Hakaret Oluşturmadığına (Kaba Söz Olduğuna) İlişkin Kararlar
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2026 tarihli güncel bir kararında; belediye başkan yardımcısı olan müştekinin telefonuna mesaj göndererek ve görevli kamu görevlilerine yönelterek "çakal" ve "çakallar" ifadelerini kullanan sanık hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünü incelemiş, suça konu ifadenin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp ağır eleştiri, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle mahkûmiyet kararını oy çokluğuyla bozmuştur.
Yine Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2025 tarihli bir kararında; şikâyetçinin kendisine "ukala" demesi üzerine sinirlenerek "çakal" diyen sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü, söylenen sözün şikâyetçinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle oy birliğiyle bozmuştur.
Benzer şekilde Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2024 tarihli bir kararında; işletme ruhsatının iptaline sinirlenen sanığın, iş yerine kontrol amacıyla gelen görevli polis memuruna "ben de devletin vatandaşıyım senin maaşını ben veriyorum, çakallık yapma, sen çakallık yapıyorsun sen çakalsan ben daha çakalım" demesi nedeniyle açılan davada yerel mahkemece verilen beraat hükmünü oy birliğiyle onamıştır.
Ayrıca Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2024 tarihli bir başka kararında; yol uygulamasında durdurulan ve alkollü olduğu tespit edilen sanığın araçtan inmesi istendiğinde görevli polis memurlarına hitaben "çakallar" demesi üzerine ilk derece mahkemesince verilen beraat kararını kaldırarak mahkûmiyet hükmü kuran Bölge Adliye Mahkemesi kararını, sözün muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu gerekçesiyle oy birliğiyle bozmuştur.
Bunun yanı sıra Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2024 tarihli dört ayrı kararında; polis merkezinde işlemleri yapılırken görevli memurlara "siz çakalsanız ben de çakalım" diyen, kimlik soran polis memuruna "çakal sen tanımıyor musun beni, vermiyorum kimlik" diyen, gözaltına alınacağını bildiren polis memuruna "delikanlı mısın, çakal" diyen ve oğluna trafik cezası kesen polis memurlarına "çakallar" diyen sanıklar hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerini, bu sözlerin kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde kaldığı ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle oy birliğiyle bozmuştur.
2. Hakaret Oluşturduğuna İlişkin Ceza Genel Kurulu Kararı
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin yukarıda yer verilen çoğunluk görüşüne karşılık Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2026 tarihli güncel kararında "çakal / çakallar" ifadesinin hakaret suçunu oluşturduğuna hükmetmiştir.
Söz konusu davada; silahlı kavga ihbarı üzerine aracı durdurup üst aramasına geçen polis memurlarına "biz terörist miyiz lan, çakallar!" diyen sanık hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı zincirleme hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, Yargıtay 4. Ceza Dairesince sözlerin nezaket dışı kaba söz ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu gerekçesiyle oy çokluğuyla bozulmuş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı da Dairece reddedilmiştir. İtirazı inceleyen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise; Türk Dil Kurumu sözlüğünde "çakal" kelimesinin argoda "kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık, zorba, külhanbeyi tipli kimse" anlamlarına geldiğini, kişinin kendisini gerçekleştirmesine veya güncel bir toplumsal tartışmaya hiçbir katkısı bulunmayan bu sözlerin genel lügat anlamı, bağlamı, söylenme amacı ve sosyal muhitte algılanan manası itibarıyla demokratik toplumdan beklenen hoşgörü kapsamında değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak doğrudan muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide etmeye yönelen eylemin kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu oluşturduğuna oy çokluğuyla karar vermiş ve Özel Dairenin bozma kararını kaldırmıştır.
Öte yandan yerel mahkemece verilen mahkûmiyet kararına karşı süresi içinde istinaf veya temyiz yoluna başvurulmaması nedeniyle kesinleşen hükümlerde, sonradan Yargıtay 4. Ceza Dairesinin "çakal" emsallerine dayanılarak yapılan kanun yararına bozma başvuruları da sonuçsuz kalabilmektedir. Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2025 tarihli bir kararında; Dairenin "çakal / çakallık yapma" sözlerini kaba hitap sayan kararları emsal gösterilerek yapılan kanun yararına bozma istemini, sözlerin hakaret sayılıp sayılmamasının mahkemenin takdir hakkı alanına girdiği ve uygulamadaki takdir yanılgılarının olağanüstü bir yasa yolu olan kanun yararına bozma ile denetlenemeyeceği gerekçesiyle oy birliğiyle reddetmiştir.
Görüldüğü üzere Yargıtay 4. Ceza Dairesi (Haziran 2026 tarihli kararında da sürdürdüğü üzere) "çakal" sözünü kaba ve nezaket dışı hitap tarzı olarak değerlendirirken, Yargıtay Ceza Genel Kurulu Mart 2026 tarihli kararında bu sözün hakaret suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir. Dolayısıyla "çakal" kelimesinin tek başına suç oluşturmadığına dair Daire kararlarına güvenilerek bu ifadenin kullanılması hâlinde, özellikle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun güncel içtihadı doğrultusunda ceza mahkûmiyetiyle karşılaşma riski oldukça yüksektir.
Hakaret Davalarında Avukatlık Ücreti ve Manevi Tazminat
Hakaret suçu nedeniyle yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda, söylenen sözün kaba hitap sınırını aşarak hakaret oluşturduğunun mahkemece kabul edilmesi ağır mali sonuçlar doğurur. Şikâyetçi olan mağdurun ceza davasında kendisini bir avukat ile temsil ettirmesi ve yargılama sonunda sanık hakkında mahkûmiyet veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilmesi hâlinde, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanan katılan vekâlet ücreti doğrudan hakaret eden sanığa yükletilir. Başka bir ifadeyle sanık, alacağı adli para veya hapis cezasının yanı sıra şikâyetçinin avukatlık ücretini ve yargılama giderlerini de ödemek zorunda kalır.
Ceza davasındaki bu yaptırımların dışında, kendisine hakaret edilen kişi kişilik haklarına saldırı sebebiyle hukuk mahkemesinde ayrıca manevi tazminat davası açma hakkına da sahiptir. Dolayısıyla hakaret fiilini işleyen kişi, ceza mahkemesindeki mahkûmiyet ve avukatlık ücretinin ardından bir de mağdura yasal faiziyle birlikte manevi tazminat ve ikinci bir avukatlık ücreti ödeme riskiyle karşı karşıya kalır. Bu nedenle gerek hakarete uğrayan kişilerin şikâyet ve tazminat süreçlerini hak kaybına uğramadan yürütebilmesi gerekse içtihat farklılıklarının bulunduğu bu tür dosyalarda kanun yollarının süresi içinde ve doğru hukuki gerekçelerle işletilebilmesi açısından sürecin bir avukat aracılığıyla takip edilmesi büyük önem taşır.