89/1 Haciz İhbarnamesi Nedir? Nasıl İtiraz Edilir?
Hakkında yürütülen bir icra takibinin tarafı olmamasına rağmen kendisine "Birinci Haciz İhbarnamesi" (Örnek No: 20) tebliğ edilen gerçek veya tüzel kişiler, çoğu zaman tanımadıkları ya da borçlu olmadıkları bir kişinin icra dosyasıyla neden muhatap edildiklerini anlamakta güçlük çeker. Uygulamada kısaca 89/1 haciz ihbarnamesi olarak adlandırılan bu bildirim, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 89. maddesi uyarınca takip borçlusunun üçüncü kişiler nezdindeki hak, alacak ve taşınır mallarının haczedilmesi amacıyla gönderilen resmi bir icra dairesi işlemidir.
Kendisine 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ edilen üçüncü kişi bakımından en kritik kural, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde harekete geçme zorunluluğudur. Üçüncü kişinin takip borçlusuna herhangi bir borcu yoksa veya ihbarnamede yazılı miktardan daha az borcu varsa, 7 günlük kesin süre içinde ilgili icra dairesine itiraz etmesi gerekir; aksi takdirde ihbarnamede yazılı borcu üstlenmiş (borç zimmetinde) sayılır ve süreç ikinci (89/2) ile üçüncü (89/3) haciz ihbarnamelerine taşınarak üçüncü kişinin kendi malvarlığına haciz konulması tehlikesi doğar.
89/1 (Birinci) Haciz İhbarnamesi Nedir ve Hangi Şartlarla Gönderilir?
Bir icra takibinde borçlunun kendi elinde bulunan malların yanı sıra üçüncü kişilerdeki mevduat, kira parası, ticari cari hesap alacağı, hakediş veya taşınır malları da haczedilebilir. Takip borçlusunun üçüncü kişi nezdindeki kıymetli evraka bağlı olmayan alacaklarının haczi için icra dairesi tarafından üçüncü kişiye gönderilen ilk bildirime birinci haciz ihbarnamesi (89/1) denir. Bu ihbarnameyle üçüncü kişiye; takip borçlusunun kendisinde bulunan alacağına haciz konulduğu, bundan böyle borcunu doğrudan takip borçlusuna değil yalnızca icra dairesine ödeyebileceği ve takip borçlusuna yapılacak ödemenin geçerli olmayacağı ihtar edilir. İcra dairelerince üçüncü kişilere gönderilen bu bildirim ile doğrudan haciz yazıları arasındaki usul farkları hakkında detaylı bilgi için Haciz Müzekkeresi İle Haciz İhbarnamesi Arasındaki Farklar Nelerdir? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
İcra dairesinin üçüncü kişiye geçerli bir 89/1 haciz ihbarnamesi gönderebilmesi için öncelikle asıl borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması şarttır. Henüz ödeme emri tebliğ edilmeden veya ilamsız icra takibine yapılan itiraz kaldırılmadan haciz isteme yetkisi doğmayacağından, kesinleşmemiş bir takipte gönderilen birinci haciz ihbarnamesi hukuki sonuç doğurmaz.
Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025 tarihli güncel bir kararında; haciz isteme hakkının takibin kesinleşmesi tarihinden itibaren başlayacağını, icra takibi kesinleşmeden üçüncü kişi belediyeye gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesinin ve buna yapılan itirazın geçerli olmadığını, dolayısıyla geçersiz ihbarnameye yapılan itiraz nedeniyle üçüncü kişinin İİK m. 89/4 uyarınca tazminatla sorumlu tutulamayacağını hüküm altına almıştır.
Uygulamada sıkça karşılaşılan bir diğer sorun, haciz ihbarnamelerinin "doğmuş ve doğacak her türlü hak ve alacakların haczi" ifadeleriyle gönderilmesidir. Birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarihte takip borçlusu ile üçüncü kişi arasında kira sözleşmesi, bayilik, taşeronluk veya ticari cari hesap gibi mevcut ve süregelen bir hukuki ilişki bulunuyorsa, bu ilişkiden ileride doğacak alacaklar için de 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilebilir. Buna karşılık, ihbarnamenin tebliğ edildiği anda borçlu ile üçüncü kişi arasında hiçbir hukuki ilişki yokken sırf ileride bir ticari ilişki kurulabileceği ihtimaline dayanılarak ileride doğabilecek alacaklar üzerine haciz konulamaz. Böyle bir durumda üçüncü kişi, icra dairesine borcu olmadığını bildirerek itiraz edebileceği gibi icra mahkemesine şikayet yoluyla başvurarak ihbarnamedeki "ve doğacak alacaklar" ibaresinin iptalini de talep edebilir.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2019 tarihli kararında; birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği anda borçlu ile üçüncü kişi arasında temel bir hukuki ilişki mevcut değilse doğacak alacaklar yönünden gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesinin sonuç doğurmayacağını, şikayetçi üçüncü kişi şirketin takip borçlusuyla mevcut bir hukuki ilişkisi bulunmadığını belirterek icra mahkemesine başvurması üzerine ihbarnamedeki ileride doğabilecek alacaklara ilişkin kısmın iptaline karar verilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Ayrıca takip borçlusunun bir işverenin yanında işçi sıfatıyla çalışmasından kaynaklanan maaş ve ücretlerinin haczi, İİK m. 89 kapsamındaki haciz ihbarnamesi usulüne değil, İİK m. 355 ve m. 356 hükümlerindeki özel maaş haciz müzekkeresi usulüne tabidir. Dolayısıyla salt işçi maaşının kesilmesi amacıyla işverene birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmesi kanuna aykırıdır.
89/1 Haciz İhbarnamesi Tebliğ Edilen Üçüncü Kişi Ne Yapmalıdır?
Birinci haciz ihbarnamesini tebliğ alan üçüncü kişinin izleyeceği yol, ihbarnamenin tebliğ edildiği tarih itibarıyla takip borçlusuna gerçekten bir borcu bulunup bulunmadığına göre üç farklı ihtimal üzerinden şekillenir.
Takip Borçlusuna Hiç Borcu Olmayan Üçüncü Kişinin İtirazı
Üçüncü kişinin takip borçlusuna hiçbir borcu yoksa, borçlu ile arasında herhangi bir hukuki veya ticari ilişki bulunmuyorsa ya da mevcut borç haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce ödenmişse, üçüncü kişi tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine başvurarak haciz ihbarnamesine açıkça itiraz etmelidir. Aynı şekilde haczedilen taşınır mal üçüncü kişinin elinde bulunmuyorsa, mal borçluya ait değilse, ihbarnameden önce tüketilmişse, üçüncü kişinin kusuru olmaksızın telef olmuşsa veya üçüncü kişiye rehnedilmişse bu durumun da 7 gün içinde icra dairesine bildirilmesi zorunludur. Süresi içinde yapılan bu itirazla birlikte üçüncü kişi bakımından 89/1 süreci sona erer ve kendisine ikinci veya üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilemez.
Takip Borçlusuna Kısmen Borcu Olan Üçüncü Kişinin Kısmi İtirazı
Üçüncü kişinin takip borçlusuna borcu bulunmakla birlikte, bu borcun tutarı 89/1 haciz ihbarnamesinde bildirilen takip alacağından daha az olabilir. Örneğin haciz ihbarnamesinde 500.000 TL borç bildirilmişken üçüncü kişinin takip borçlusuna yalnızca 80.000 TL kira veya fatura borcu bulunabilir. Bu ihtimalde üçüncü kişi, 7 günlük süre içinde icra dairesine vereceği dilekçede 80.000 TL tutarındaki borcu kabul ettiğini, ancak bu tutarı aşan bakiye kısma açıkça itiraz ettiğini bildirmelidir. Fazlaya ilişkin kısma süresi içinde kısmi itiraz yapılmazsa ihbarnamede yazılı 500.000 TL'nin tamamı üçüncü kişinin zimmetinde sayılır.
Öte yandan üçüncü kişi nezdinde takip borçlusunun bir alacağı mevcut olmakla birlikte bu alacağın ödeme günü (vadesi) henüz gelmemişse veya alacak üzerinde daha önceki icra dosyalarından konulmuş hacizler bulunuyorsa, üçüncü kişi icra dairesine vereceği cevapta alacağın mevcut olduğunu ancak öncelikli hacizler kapandıktan ve alacağın vadesi geldikten sonra icra dosyasına ödeme yapılacağını bildirmelidir. Bu nitelikteki bir bildirim, alacağın varlığını kabul anlamı taşıdığından "haciz ihbarnamesine itiraz" sayılmaz ve üçüncü kişi aleyhine İİK m. 89/4 uyarınca tazminat davası açılmasına zemin oluşturmaz.
Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025 tarihli bir kararında; üçüncü kişi şirketin 89/1 haciz ihbarnamesine verdiği cevapta borçlu firmanın kendilerinden alacağının mevcut olduğunu, ancak haciz önceliği nedeniyle ilk sıradaki icra dosyası kapandıktan ve kalan alacaklar ödenebilir hale geldikten sonra ödeme yapılacağını bildirmesinin alacağın mevcudiyetini kabul niteliğinde olduğuna, bu cevabın haciz ihbarnamesine itiraz olarak nitelendirilemeyeceğine ve üçüncü kişi aleyhine İİK m. 89/4 uyarınca tazminata hükmedilemeyeceğine karar vermiştir.
İhbarnamedeki Borcun Tamamını Kabul Eden Üçüncü Kişinin Ödeme Yükümlülüğü
Üçüncü kişinin takip borçlusuna olan vadesi gelmiş borcu, birinci haciz ihbarnamesinde yazılı tutarı karşılıyorsa veya aşıyorsa üçüncü kişinin itiraz etmesini gerektiren bir durum yoktur. Bu durumda üçüncü kişi, ihbarnamede belirtilen tutarı doğrudan ilgili icra dairesinin banka hesabına yatırmalıdır. Birinci haciz ihbarnamesi tebliğ edildikten sonra üçüncü kişinin takip borçlusuna elden ya da banka yoluyla yapacağı ödemeler alacaklıya karşı geçersiz olduğundan, borçluya ödeme yapan üçüncü kişi aynı tutarı icra dairesine ikinci kez ödemek zorunda kalır.
89/1 Haciz İhbarnamesine Nasıl, Nereye ve Kaç Gün İçinde İtiraz Edilir?
Birinci haciz ihbarnamesine itiraz süresi, ihbarnamenin üçüncü kişiye usulüne uygun olarak tebliğ edildiği tarihten itibaren 7 gündür. Tebliğ günü hesaba katılmaz; sürenin son günü resmi tatile veya hafta sonuna denk gelirse süre, tatili takip eden ilk iş günü mesai bitiminde sona erer. İİK m. 89/2 uyarınca haciz ihbarnamesine yapılacak itiraz beyanları her türlü harçtan muaftır; üçüncü kişiden itiraz sırasında herhangi bir başvuru veya vekalet harcı alınmaz.
Haciz ihbarnamesine itiraz, yazılı bir dilekçeyle veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü beyanla doğrudan haciz ihbarnamesini gönderen icra dairesine yapılır. Üçüncü kişi, takibin yürütüldüğü icra dairesinden farklı bir şehirde bulunuyorsa, bulunduğu yerdeki nöbetçi icra dairesine giderek muhabere yoluyla ilgili icra dosyasına gönderilmek üzere itiraz dilekçesini teslim edebilir. Muhabere yoluyla yapılan itirazlarda, dilekçenin nöbetçi icra dairesine teslim edilip havale edildiği tarih esas alınır. Ayrıca güvenli elektronik imza veya mobil imza sahibi gerçek kişiler UYAP Vatandaş Portalı üzerinden, avukatlar UYAP Avukat Portalı üzerinden, tüzel kişiler ise UYAP Kurum Portalı aracılığıyla doğrudan ilgili icra dosyasına elektronik ortamda itiraz dilekçesi gönderebilir.
Uygulamada en sık yapılan hata, haciz ihbarnamesine itiraz dilekçesinin icra dairesi yerine icra mahkemesine verilmesidir. İİK m. 89/2 uyarınca borcun bulunmadığına ilişkin itirazın muhatabı icra dairesidir; 7 günlük süre içinde icra dairesi yerine icra mahkemesine yapılan itiraz geçerli bir itiraz olarak sonuç doğurmaz. Buna karşılık, haciz ihbarnamesinin bizzat düzenleniş biçiminde kanuna ve yönetmeliğe aykırı bir şekil eksikliği bulunması halinde başvurulacak merci icra dairesi değil, şikayet yoluyla icra hukuk mahkemesidir. Örneğin takip dosyasında birden fazla borçlu bulunmasına rağmen her borçlu için ayrı ayrı ihbarname düzenlenmeyip tek bir 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmesi veya ihbarnamede zorunlu unsurların eksik olması durumunda, üçüncü kişi bu usulsüzlük nedeniyle süresiz şikayet yoluyla icra mahkemesinden ihbarnamenin iptalini isteyebilir.
Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2023 tarihli kararında; takip dosyasında iki ayrı borçlu bulunmasına rağmen her bir borçlu yönünden ayrı ayrı haciz ihbarnamesi düzenlenmeksizin tek bir birinci haciz ihbarnamesi gönderilmesinin şeklen usulsüz olduğuna, üçüncü kişinin bu ihbarnameye cevap vermiş olmasının kamu düzenine ilişkin usulsüzlüğü ortadan kaldırmayacağına ve süresiz şikayet yoluyla haciz ihbarnamesinin iptaline karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Birinci Haciz İhbarnamesine İtiraz Edilmezse Ne Olur? (89/2 ve 89/3 Süreci)
Kendisine tebliğ edilen 89/1 haciz ihbarnamesine 7 gün içinde itiraz etmeyen üçüncü kişi açısından kanuni bir varsayım devreye girer: İhbarnamede yazılı mal üçüncü kişinin elinde (yedinde) veya borç üçüncü kişinin üzerinde (zimmetinde) sayılır. Ancak kanun koyucu, takip dosyasına yabancı olan üçüncü kişinin tek bir tebligatı gözden kaçırmasıyla derhal haciz tehdidi altına girmesini önlemek için üç aşamalı bir güvence sistemi öngörmüştür.
89/2 (İkinci) Haciz İhbarnamesi ve Son İtiraz Hakkı
Birinci haciz ihbarnamesine 7 gün içinde itiraz edilmemesi üzerine, alacaklının talebiyle üçüncü kişiye ikinci haciz ihbarnamesi (89/2) gönderilir. İkinci haciz ihbarnamesinde üçüncü kişiye; birinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği için borcun zimmetinde sayıldığı bildirilir ve ikinci ihbarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde İİK m. 89/2'de yazılı sebeplerle itirazda bulunması, itiraz etmediği takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi ihtar edilir.
Üçüncü kişi, 89/1 haciz ihbarnamesine itiraz süresini kaçırmış olsa bile 89/2 ikinci haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz ederse, borcun kendi üzerinde sayılmasına ilişkin varsayım ortadan kalkar ve üçüncü kişi hakkındaki haciz ihbarnamesi süreci tamamen durur. Dolayısıyla ikinci haciz ihbarnamesi, üçüncü kişinin masrafsız bir dilekçeyle icra dairesine başvurarak süreci sonlandırabileceği son aşamadır.
89/3 (Üçüncü) Haciz İhbarnamesi ve Menfi Tespit Davası
İkinci haciz ihbarnamesine de 7 gün içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu ödemeyen üçüncü kişiye, alacaklının talebi üzerine üçüncü haciz ihbarnamesi (89/3) gönderilir. Üçüncü haciz ihbarnamesine karşı artık icra dairesine dilekçe verilerek itiraz edilmesi mümkün değildir. Bu bildirimi tebliğ alan üçüncü kişi, tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük kesin süre içinde ya zimmetinde sayılan parayı icra dairesine ödemek ya da takip alacaklısına karşı borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açmak zorundadır.
Üçüncü kişi, 89/3 haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde menfi tespit davasını açar ve dava açtığına dair mahkemeden alacağı belgeyi (derkenarı) bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 20 gün içinde ilgili icra dairesine teslim ederse, üçüncü kişi hakkında yürütülen icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar kanun gereği kendiliğinden durur. Genel menfi tespit davalarından (İİK m. 72) farklı olarak, İİK m. 89/3 uyarınca süresinde açılan bu davada takibin durması için mahkemeden ayrıca ihtiyati tedbir kararı alınmasına veya %15 teminat yatırılmasına gerek yoktur.
Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2018 tarihli kararında; üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliği üzerine 15 günlük yasal sürede menfi tespit davası açan ve dava açıldığına dair belgeyi 20 günlük sürede icra müdürlüğüne sunan üçüncü kişi şirket hakkında İİK m. 89/3 uyarınca icra işlemlerinin kanun gereği duracağını, mahkemenin İİK m. 72/2 kapsamında ihtiyati tedbir talebini reddetmiş olmasının üçüncü kişi aleyhine haciz yapılmasına imkan vermeyeceğini hükme bağlamıştır.
Bu davada üçüncü kişi, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmekle yükümlüdür. Üçüncü kişi davayı kazanarak takip borçlusuna borcu olmadığını ispatlarsa ihbarnamede yazılı parayı ödemekten kurtulur; buna karşılık açtığı davayı kaybederse mahkemece dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir.
Usulsüz Tebligat, Gecikmiş İtiraz ve Ödenen Paranın İadesi (İİK m. 89/5)
Uygulamada birçok üçüncü kişi, kendisine gönderilen 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinden ancak banka hesaplarına veya araçlarına haciz konulduğunda haberdar olmaktadır. Haciz ihbarnamelerinin tebliği sırasında Tebligat Kanunu hükümlerine uyulmamışsa —örneğin tebligat üçüncü kişiyle aynı konutta yaşamayan bir kişiye, takip borçlusunun kendisine veya usulüne uygun komşu araştırması yapılmaksızın muhtara bırakılmışsa— üçüncü kişi, usulsüz tebligatı öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde İcra Hukuk Mahkemesine şikayet başvurusunda bulunarak birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesini, kesinleşmeden gönderilen ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin iptalini ve malvarlığına konulan hacizlerin kaldırılmasını sağlayabilir. Aynı zamanda öğrenme tarihinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine başvurarak birinci haciz ihbarnamesine itirazını sunmalıdır.
Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2024 tarihli kararında; İİK m. 89 uyarınca çıkarılan haciz ihbarnamesi tebligatlarının usulsüz olduğunun tespit edilmesi halinde, öğrenme tarihinin belirlenerek 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin bu tarihe göre düzeltilmesine, usulüne uygun 89/1 tebliği olmadan çıkarılan 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin iptaline ve üçüncü kişinin malvarlığı üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Tebligat usulüne uygun olarak yapılmış olmasına rağmen üçüncü kişi, ağır hastalık, yangın veya tebligat sırasında yurt dışında bulunma gibi kusuru olmaksızın bir engel (mani) sebebiyle 7 günlük sürede haciz ihbarnamesine itiraz edememişse, İİK m. 89/5 göndermesiyle İİK m. 65 uyarınca gecikmiş itiraz yoluna başvurabilir. Gecikmiş itiraz başvurusu, engelin kalktığı günden itibaren 3 gün içinde mazereti ispatlayan delillerle birlikte İcra Hukuk Mahkemesine yapılır.
Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2017 tarihli kararında; kendisine gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesine karşı hukuk bürosunun bulunduğu binada çıkan yangın sebebiyle binaya girişin mümkün olmaması yüzünden süresinde itiraz edemediğini ileri süren üçüncü kişi vekilinin icra mahkemesine yaptığı başvurunun, İİK m. 89/5 yollamasıyla İİK m. 65 kapsamında gecikmiş itiraz olarak incelenip karara bağlanması gerektiğine hükmetmiştir.
Üçüncü kişi hem haciz ihbarnamelerine itiraz sürelerini hem de 89/3 menfi tespit davası açma süresini kaçırmış ve gerçekte borçlu olmadığı bir parayı icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmışsa, İİK m. 89/5'in son cümlesi uyarınca takip borçlusuna ve kötü niyetli takip alacaklısına karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın iadesini isteyebilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, alacaklıya karşı açılacak iade davasında alacaklının kötü niyetli olduğunun (örneğin borçlunun üçüncü kişiden alacağı olmadığını veya daha önce itiraz edildiğini bildiği halde kötü niyetle ihbarname sürecini işlettiğinin) ispatlanması şarttır; alacaklının kötü niyeti ispatlanamıyorsa üçüncü kişi ödediği parayı yalnızca asıl takip borçlusundan geri isteyebilir.
Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2026 tarihli güncel kararında; işçi maaş haczi için İİK m. 355 yerine kanuna aykırı biçimde İİK m. 89 prosedürü işleten ve üçüncü kişi işverenin önceki haciz ihbarnamesine itiraz ederek işçinin işten ayrıldığını bildirmesine rağmen yeniden 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnameleri gönderip tahsilat yapan alacaklının kötü niyetli olduğuna, üçüncü kişinin İİK m. 89/5 uyarınca kötü niyetli alacaklıdan ödediği paranın iadesini talep edebileceğine hükmetmiştir.
Haciz İhbarnamesine Gerçeğe Aykırı İtirazın Sonuçları (İİK m. 89/4 ve m. 338)
Üçüncü kişinin 89/1 veya 89/2 haciz ihbarnamesine 7 gün içinde itiraz etmesi üzerine icra dosyasındaki işlemler kendisi yönünden durur; ancak bu itirazın gerçeğe aykırı olduğu anlaşılırsa üçüncü kişi hem tazminat hem de ceza yaptırımıyla karşılaşır. İİK m. 89/4 uyarınca takip alacaklısı, üçüncü kişinin birinci veya ikinci haciz ihbarnamesine verdiği cevabın gerçeğe aykırı olduğunu (yani ihbarnamenin tebliğ edildiği tarihte üçüncü kişinin takip borçlusuna gerçekte borcu bulunduğunu) İcra Mahkemesinde ispat ederek üçüncü kişinin İİK m. 338/1 uyarınca 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir.
İİK m. 89/4 uyarınca hükmedilecek tazminat, haciz ihbarnamesinde talep edilen miktarı aşmamak kaydıyla, üçüncü kişinin ihbarnamenin tebliğ tarihi itibarıyla takip borçlusuna olan gerçek borç tutarı ile sınırlıdır. Üçüncü kişi bir şirket veya kurum ise, gerçeğe aykırı beyan nedeniyle ödenecek tazminattan doğrudan şirketin kendisi sorumludur; hapis cezası sorumluluğu ise gerçeğe aykırı beyanda bulunan şirket yetkilisi gerçek kişiye aittir ve şirket yetkilisi şirket borcu nedeniyle şahsen tazminat ödemeye mahkum edilemez.
Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025 tarihli kararında; birinci haciz ihbarnamesi tüzel kişi şirkete tebliğ edildiğinden İİK m. 89/4 uyarınca tazminat sorumluluğunun yalnız üçüncü kişi konumundaki şirkete ait olduğuna, şirket yetkilisi olan gerçek kişinin ise yalnız İİK m. 338 uyarınca cezai sorumluluğunun bulunduğuna ve şirket yetkilisinin şahsen tazminattan sorumlu tutulamayacağına hükmetmiştir.