Sosyal Medyada Hakaret Suçu, Şikayet Süresi ve Cezası
Instagram, X (Twitter), Facebook, TikTok, YouTube ve WhatsApp gibi sosyal medya ve mesajlaşma platformlarında yapılan yorumlar, paylaşımlar ve gönderilen mesajlar, ceza mahkemelerinin gündemini en çok meşgul eden uyuşmazlıkların başında gelmektedir. Özellikle 2024, 2025 ve 2026 yıllarında art arda yürürlüğe giren kanun değişiklikleri ve Anayasa Mahkemesi iptal kararları; sosyal medyada işlenen hakaret suçunun şikayet süresini, uzlaştırma ve önödeme prosedürünü baştan sona değiştirmiştir.
Sosyal medyada işlenen hakaret suçunda temel ceza 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası olup paylaşımın herkese açık (aleni) yapılması halinde bu ceza altıda biri (1/6) oranında artırılır; mağdurun fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay ve her ne suretle olursa olsun paylaşımın yapıldığı tarihten itibaren en geç 2 yıl içinde şikayetçi olması zorunludur. Ayrıca son kanuni düzenlemelerle birlikte sosyal medyada hakaret suçu uzlaştırma kapsamından tamamen çıkarılarak önödeme kapsamına alınmıştır.
Sosyal Medyada Hangi Paylaşım ve Mesajlar Hakaret Suçu Oluşturur?
Hakaret suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 125. maddesinde düzenlenmiştir. Kanun koyucu, yüz yüze işlenen hakaret ile sosyal medya veya mesajlaşma araçları üzerinden sesli, yazılı ya da görüntülü bir iletiyle işlenen hakareti aynı yaptırıma bağlamıştır:
TCK Madde 125:
(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun; a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, işlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
Doğrudan Mesaj (DM), Yorum ve Üçüncü Kişiye Gönderilen İletiler
Sosyal medyada bir kullanıcının profiline girerek fotoğrafının veya videosunun altına yorum yazılması, kişinin etiketlenerek (mention) paylaşım yapılması ya da Instagram, WhatsApp ve benzeri uygulamalar üzerinden doğrudan mağdura yazılı veya sesli mesaj (DM) gönderilmesi halinde suç, TCK m. 125/2 kapsamında mağduru muhatap alan iletiyle hakaret olarak işlenmiş olur. Failin herkese açık bir sosyal medya grubunda mağduru hedef alarak yaptığı paylaşımlarda da mağdurun bunu öğreneceği öngörüldüğünden iletme kastının varlığı kabul edilir. Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2026 tarihli bir kararında; sosyal medya platformu üzerinden herkese açık bir grupta katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek şekilde paylaşım yapılmasında mağdurun muhatap alındığı ve sanığın iletme kastının bulunduğu gerekçesiyle TCK m. 125/2 kapsamında hakaret suçunun oluştuğuna hükmetmiştir.
Buna karşılık, hakaret içeren bir mesaj doğrudan mağdura değil de üçüncü bir kişiye özel mesaj olarak gönderilmişse ve failin bu mesajın mağdura iletilmesi yönünde bir kastı yoksa TCK m. 125/2'deki iletiyle (huzurda) hakaret suçu oluşmaz. Mağdurun gıyabında (yokluğunda) söylenen veya yazılan bu sözlerin cezalandırılabilmesi için TCK m. 125/1 uyarınca failin en az üç kişiyle ihtilat ederek (en az üç kişinin öğrenmesini sağlayacak şekilde, örneğin çok üyeli bir WhatsApp grubunda yazarak veya üç ayrı kişiye göndererek) fiili işlemesi gerekir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2026 tarihli bir kararında; mağdurdan başka birisine yöneltilen ve tesadüfen mağdur tarafından öğrenilen sözlerde failin iletilme kastıyla hareket etmediğini, gıyapta hakaretin cezalandırılması için aranan en az üç kişiyle ihtilat şartının da gerçekleşmemesi halinde beraat kararı verilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
İsim Belirtmeden (İma Yoluyla) Yapılan Paylaşımlarda Matufiyet Şartı
Sosyal medyada sıkça karşılaşılan bir diğer durum, failin paylaşımında mağdurun adını veya fotoğrafını açıkça kullanmadan üstü kapalı ifadelerle hakaret etmesidir. TCK'nin 126. maddesi bu durumu özel bir kurala bağlamıştır:
TCK Madde 126:
Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.
Bu hüküm uyarınca paylaşımda isim geçmese dahi, olayların akışından, önceki tartışmalardan veya verilen ayrıntılardan sözlerin kime yöneltildiği (matufiyet) tereddütsüz anlaşılıyorsa hakaret suçu oluşur. Ancak yüzlerce yorumun yer aldığı bir sosyal medya paylaşımının altında hiçbir isim belirtilmeden genel ifadelerle yapılan bir yorumun doğrudan mağduru hedef aldığı kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kanıtlanamıyorsa mahkumiyet kararı verilemez. Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2026 tarihli iki ayrı kararında; katılanın video konuşmasının yayınlandığı paylaşımın altında 197 adet yorum bulunması ve sanığın yorumunda katılanı kastetmediğini savunması karşısında, paylaşımın TCK m. 126 uyarınca duraksamaya yol açmayacak şekilde katılanın şahsına yönelik olduğunun açık olmaması nedeniyle matufiyet şartının gerçekleşmediğine karar vermiştir. Kimliğini gizleyen hesaplara yönelik paylaşımların hukuki durumu hakkında ise Anonim Hesaba Hakaret Etmek Suç Oluşturur Mu? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Ağır Eleştiri, Kaba Söz ve Beddua İle Hakaret Arasındaki Sınır
Sosyal medyada sarf edilen her kırıcı, sert veya nezaket dışı söz ceza hukuku anlamında hakaret sayılmaz. İfade özgürlüğü kapsamında kişilerin özellikle kamuya mal olmuş kişilere, siyasetçilere veya kamu görevlilerine yönelik sert, incitici ve rahatsız edici eleştirilerde bulunması yahut günlük dilde kaba hitap veya beddua niteliğinde kalan sözler söylemesi, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını küçük düşürücü boyuta ulaşmadıkça suç teşkil etmez. Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2026 tarihli kararlarında; sanıkların sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımların muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde kaldığı hallerde hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığını açıkça hükme bağlamıştır.
Sosyal Medyada Hakaret Suçu Şikayet Süresi ve Zamanaşımı
Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen nitelikli hal (TCK m. 125/3-a) hariç olmak üzere, sosyal medyada işlenen hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması TCK m. 131/1 uyarınca mağdurun şikayetine bağlıdır. Şikayet süresi konusunda 7531 sayılı Kanun (9. Yargı Paketi) ile 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren çok önemli bir sınırlama getirilmiştir:
TCK Madde 73/1-2:
(1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
6 Aylık Öğrenme Süresi ve 2 Yıllık Mutlak Üst Sınır
Önceki yasal düzenlemede sosyal medyada yapılan bir hakaret paylaşımı yıllar sonra fark edilse bile, 8 yıllık dava zamanaşımı süresi dolmamışsa mağdur paylaşımı öğrendiği günden itibaren 6 ay içinde şikayetçi olabiliyordu. Yeni düzenlemeyle birlikte şikayet süresinde ikili bir sınır uygulanmaktadır. İlk olarak mağdur, hakaret içeren paylaşımı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayette bulunmak zorundadır. İkinci olarak ise mağdur paylaşımı veya mesajı ne kadar geç öğrenmiş olursa olsun, paylaşımın yapıldığı (fiilin gerçekleştiği) tarihten itibaren 2 yıl geçmişse şikayet hakkı mutlak olarak düşer ve artık ceza soruşturması yapılamaz.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na (CMK) eklenen Geçici Madde 7/1 uyarınca bu iki yıllık mutlak üst sınır, değişikliğin yürürlüğe girdiği 14.11.2024 tarihi itibarıyla halihazırda soruşturma veya kovuşturma evresine geçilmiş dosyalar bakımından uygulanmaz. Anayasa Mahkemesi de 2025 tarihli kararında; şikayetin bir muhakeme şartı olduğunu ve tamamlanmış usul işlemlerinin geçerliliğini korumasının hukuk güvenliği ilkesinin gereği olduğunu belirterek bu geçiş hükmünün iptali talebini oybirliğiyle reddetmiştir.
Şikayetin Nereye Yapılacağı ve CİMER Başvurusu Yanılgısı
Hakaret suçunda 6 aylık (ve her halde 2 yıllık) şikayet süresinin kaçırılmaması için şikayet başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 158. maddesinde gösterilen yetkili makamlara, yani doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına (polis ya da jandarma karakoluna) yapılması şarttır. Uygulamada vatandaşların en sık düştüğü yanılgı, ekran görüntüsünü ekleyerek CİMER üzerinden başvuru yapmanın şikayet süresini durdurduğunu düşünmeleridir. Oysa CİMER adli bir soruşturma makamı olmadığından, CİMER'e yapılan başvuru üzerine savcılık veya kolluk tarafından mağdurun şikayet ifadesi 6 aylık süre dolmadan alınmamışsa şikayet süresi kaçırılmış sayılır. Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2026 tarihli çok güncel bir kararında; mesajla işlenen hakaret suçunda CİMER'in ceza yargılaması anlamında ihbar ve şikayetleri değerlendirmeye yetkili makam olmaması nedeniyle CİMER başvurusunun TCK m. 73 anlamında usulüne uygun bir şikayet başvurusu sayılamayacağına ve 6 aylık süre içinde yetkili makamlara yapılmış geçerli bir şikayet bulunmadığından kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
8 Yıllık Olağan ve 12 Yıllık Olağanüstü Dava Zamanaşımı
Şikayet süresi içinde usulüne uygun şikayet yapıldıktan sonra (veya kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret gibi resen soruşturulan suçlarda doğrudan) devreye dava zamanaşımı girer. TCK m. 66/1-e uyarınca hakaret suçunun olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır; suç tarihinden itibaren zamanaşımını kesen bir işlem (şüphelinin savcılık veya mahkeme önünde savunmasının alınması, iddianame düzenlenmesi, mahkumiyet kararı verilmesi) yapılmaksızın 8 yıl geçerse savcılıkça kovuşturmaya yer olmadığına, mahkemece düşmeye karar verilir. Zamanaşımını kesen işlemlerin varlığı halinde dahi TCK m. 67/4 uyarınca 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresi dolduğunda ceza davası kesin olarak düşer. Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2025 ve 2026 tarihli kararlarında; sosyal medya üzerinden yapılan hakaret paylaşımlarında zamanaşımını kesen işlem bulunmayan dosyalarda 8 yıllık olağan, kesen işlem bulunan dosyalarda ise 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolmasıyla soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağını teyit etmiştir.
Uzlaştırma Kalktı Mı? Yeni Önödeme Süreci Nasıl İşler?
Sosyal medyada hakaret suçuyla ilgili en köklü değişiklik, suçun uzlaştırma kapsamından çıkarılarak önödeme kapsamına alınmasıdır. Eskiden sosyal medyadan birine hakaret edildiğinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderiliyor ve mağdurun talep ettiği edim üzerinde taraflar anlaşırsa dosya kapanıyordu. Bu durumun uygulamada haksız kazanç kapısına dönüştürülmesi üzerine kanun koyucu önce 14.11.2024'te 7531 sayılı Kanun ile iletiyle hakaret suçunu önödemeye almış; Anayasa Mahkemesi'nin 27.03.2025 tarihli ve 2024/197 Esas, 2025/86 Karar sayılı iptal kararı sonrasında ise 25.12.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun (11. Yargı Paketi) ile TCK m. 75 ve CMK m. 253 hükümlerine son şeklini vermiştir:
TCK Madde 75/6-a-2:
Bu madde hükümleri; Türk Ceza Kanununda yer alan; ... Hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, madde 125), ... suçları bakımından da uygulanır. Bu fıkra kapsamındaki suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde fail hakkında aynı suçtan dolayı önödeme hükümleri uygulanmaz.
CMK Madde 253/3:
Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda ve ısrarlı takip suçunda (madde 123/A), hakaret suçunda (madde 125), uzlaştırma yoluna gidilemez. Ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.
Önödeme İhtarı, Ödeme Miktarı ve Taksit İmkanı
Yürürlükteki bu güncel düzenlemeye göre, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret (TCK m. 125/3-a) hariç olmak üzere sosyal medyada, mesajla veya yüz yüze işlenen tüm hakaret suçlarında artık uzlaştırma uygulanmaz; bunun yerine doğrudan önödeme hükümleri uygulanır. Cumhuriyet savcısı, şikayet üzerine yaptığı soruşturmada hakaret suçunun işlendiğine dair yeterli şüpheye ulaşırsa iddianame düzenlemeden önce şüpheliye bir önödeme ihtarı tebliğ eder. Önödeme sürecinde mağdurun rızası veya onayı aranmaz; ödenen para mağdura değil doğrudan Devlet hazinesine gelir kaydedilir.
TCK m. 75/4 ve TCK m. 61/9 uyarınca hakaret suçunda önödeme miktarı, suçun alt sınırı olan 90 gün (paylaşım herkese açık yapılmışsa 1/6 aleniyet artırımıyla 105 gün) karşılığı günlüğü 100 TL'den hesaplanan adli para cezası ile soruşturma giderlerinin toplamından oluşur. Şüpheli, önödeme ihtarının kendisine tebliğinden itibaren 10 gün içinde bu tutarı peşin öderse ya da 10 gün içinde başvurarak birer ay ara ile üç eşit taksitte (TCK m. 75/1-b) öderse hakkında kamu davası açılmaz (kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir); adli sicil (sabıka) kaydına da herhangi bir mahkumiyet işlenmez. Ancak TCK m. 75/6'nın son cümlesi gereğince fail, önödemeden yararlandıktan sonra 5 yıl içinde yeniden hakaret suçunu işlerse ikinci suçta önödeme hükümleri uygulanmaz ve doğrudan ceza davası açılır.
Devam Eden ve Kesinleşmiş Dosyalarda Lehe Kanun Olarak Önödeme
Anayasa Mahkemesi'nin 27.03.2025 tarihli kararıyla önödemenin derdest dosyalarda uygulanmasını engelleyen CMK Geçici Madde 7/2'yi lehe kanun ilkesine aykırı bularak iptal etmesi ve ardından 7571 sayılı Kanun'la CMK Geçici Madde 8'in yürürlüğe girmesiyle birlikte, mahkemelerde devam eden davalarda da (daha önce uzlaşma sağlanmış olanlar hariç) sanığa önödeme ihtarı yapılması zorunlu hale gelmiştir. Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2026 tarihli kararlarında; sosyal medya paylaşımı veya Instagram sesli mesajı yoluyla işlenen hakaret suçlarında, 7531 ve 7571 sayılı Kanunlar ile Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı uyarınca sanığa usulüne uygun önödeme ihtarı yapılmadan mahkumiyet hükmü kurulamayacağına karar vermiştir.
Hatta Yargıtay, mahkumiyet kararı kesinleşmiş olan dosyalarda dahi uyarlama yargılaması yapılarak hükümlüye önödeme imkanı tanınması gerektiğini kabul etmiştir. Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2026 tarihli bir kararında; hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmü kesinleştikten sonra dahi TCK m. 7 ve Anayasa'nın 38. maddesindeki lehe kanun ilkesi gereğince uyarlama yargılamasında önödeme hükümlerinin uygulanabileceğine hükmederek Adalet Bakanlığının aksi yöndeki kanun yararına bozma istemini reddetmiştir.
Sosyal Medyada Hakaret Suçunun Cezası ve Aleniyet Artırımı
Şüphelinin kendisine tebliğ edilen önödeme ihtarını 10 gün içinde yerine getirmemesi, son 5 yıl içinde aynı suçtan önödemeden yararlanmış olması veya suçun kamu görevlisine görevinden dolayı işlenmesi (TCK m. 125/3-a) halinde Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açılır. Hakaret suçunun temel şeklinin cezası 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; suçun kamu görevlisine görevinden dolayı ya da kişinin dini, siyasi, sosyal inanç ve düşüncelerinden veya kutsal değerlerinden bahisle işlenmesi halinde ise cezanın alt sınırı 1 yıldan az olamaz (1 yıldan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası).
Herkese Açık Hesap, Gizli Profil ve WhatsApp Durumunda Aleniyet (1/6 Artırım)
Sosyal medyada işlenen hakaret suçlarında cezayı doğrudan etkileyen en önemli unsur TCK m. 125/4'te düzenlenen aleniyet artırımıdır. Hakaretin alenen işlenmesi halinde verilecek ceza altıda biri (1/6) oranında artırılır. Ancak internette veya sosyal medyada yapılan her paylaşım kendiliğinden aleni sayılmaz. Aleniyet unsurunun oluşabilmesi için paylaşımın herhangi bir sınırlama olmaksızın belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması gerekir.
Bu doğrultuda, herkese açık bir X (Twitter), Instagram veya Facebook hesabından yapılan paylaşımlar ve yorumlar aleni kabul edilirken; yalnızca sınırlı takipçi listesinin görebildiği gizli (kilitli) profillerden yapılan paylaşımlar, dışarıdan katılıma kapalı Facebook gruplarındaki yorumlar ve yalnızca telefon rehberinde kayıtlı kişilerin görebildiği WhatsApp durum (status) paylaşımları aleni sayılmaz. Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2026 tarihli bir kararında; sanığın WhatsApp durumundan yaptığı paylaşımın yalnızca telefon rehberinde ekli olduğu kişiler tarafından görülebilecek olması karşısında aleniyet unsurunun oluşmadığına ve ceza artırımı yapılamayacağına hükmetmiştir.
Aynı şekilde Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2026 tarihli diğer kararlarında da; sosyal paylaşım sitesinde yapılan yorumun veya retweet işleminin herkes tarafından mı yoksa yalnızca takipçi listesi ya da kapalı grup üyeleri tarafından mı görüldüğü araştırılıp tespit edilmeksizin TCK m. 125/4'teki aleniyet artırımının uygulanmasını bozma nedeni saymıştır.
Alenen Hakarette Basit Yargılama Usulü Yasağı ve Karşılıklı Hakaret
Aleniyet artırımının uygulanıp uygulanmaması yargılama usulünü ve indirim oranlarını da değiştirir. CMK m. 251 uyarınca duruşma açılmaksızın dosya üzerinden karar verilen ve sonuç cezada dörtte bir (1/4) oranında indirim sağlayan basit yargılama usulü, yalnızca üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanabilir. Herkese açık sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda TCK m. 125/4 uyarınca 1/6 oranında aleniyet artırımı uygulandığında cezanın üst sınırı 2 yılı aşarak 2 yıl 4 aya çıktığından, alenen işlenen hakaret suçunda basit yargılama usulü uygulanamaz. Nitekim Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2026 tarihli bir kararında; hakaret suçunun alenen işlenmesi nedeniyle cezanın üst sınırının 2 yıldan fazla olduğu gözetilmeden basit yargılama usulü uygulanarak 1/4 oranında indirim yapılmasını kanuna aykırı bulmuştur.
Öte yandan sosyal medyadaki tartışmalarda tarafların birbirine karşılıklı olarak hakaret etmesi veya hakaretin karşı tarafın haksız bir fiiline tepki olarak işlenmesi halinde TCK m. 129 hükümleri devreye girer:
TCK Madde 129:
(1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
(2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.
(3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Bu hüküm uyarınca sosyal medya yorumlarında veya mesajlaşmalarda her iki taraf da birbirine hakaret etmişse, mahkeme olayın gelişimine göre taraflardan biri veya her ikisi hakkında cezayı üçte birine kadar indirebileceği gibi tamamen ceza verilmesine yer olmadığına da karar verebilir. Ayrıca yapılan yargılama sonunda sanığa 2 yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası verildiği takdirde, şartları varsa CMK m. 231 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilebilir; 7589 sayılı Kanun'la yapılan son değişiklik uyarınca HAGB kararlarına karşı doğrudan istinaf kanun yoluna başvurulabilmektedir.
Sosyal Medyada Hakaretin İspatı ve Manevi Tazminat
Sosyal medyada işlenen hakaret suçlarında paylaşımın sonradan silinmesi ihtimaline karşı delillerin eksiksiz toplanması büyük önem taşır. Şikayet dilekçesine eklenecek ekran görüntülerinde yalnızca mesaj veya yorum metninin değil; paylaşımı yapan hesabın kullanıcı adının (@kullaniciadi), profil bağlantısının (URL adresinin) ve paylaşım tarih ve saatinin görünür olması gerekir. Şüphelinin söz konusu hesabın kendisine ait olmadığını veya sahte (fake) hesap olduğunu savunması halinde savcılık ve mahkemece emniyet birimleri aracılığıyla açık kaynak araştırma raporu düzenlettirilerek hesabın ilişkili olduğu telefon numarası, e-posta ve IP kayıtları üzerinden aidiyet tespiti yapılır.
Ceza Dosyasından Bağımsız Manevi Tazminat Davası
Sosyal medyada hakarete uğrayan mağdurun hakları yalnızca ceza şikayetiyle sınırlı değildir. Şüpheli savcılık aşamasında önödeme yaparak ceza dosyasını kapatmış veya ceza mahkemesinde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilmiş olsa dahi, mağdur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 58. maddesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 24 ve 25. maddeleri uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde manevi tazminat davası açabilir. Ancak bu davada dikkat edilmesi gereken önemli bir usul kuralı vardır: Mağdur, manevi tazminat talep etmeksizin tek başına failin kınanması kararını talep edemez; kınama ve kararın yayımlanması ancak manevi tazminat talebiyle birlikte veya onun yerine hakim tarafından takdir edilebilir. Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2026 tarihli kararlarında; sosyal medya üzerinden yapılan hakaret içerikli paylaşım nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan davacının TBK m. 58/1 gereğince manevi tazminat (veya manevi tazminatla birlikte kınama ve yayın) isteyebileceğini, buna karşılık manevi tazminat talep etmeden doğrudan kınama talebinde bulunmasının mümkün olmadığını hükme bağlamıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
Sosyal medyada hakaret suçunda şikayet süresi ne kadardır?
Mağdur, hakaret içeren paylaşımı ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına şikayette bulunmalıdır. Ancak 7531 sayılı Kanun ile TCK m. 73/2'ye eklenen hüküm uyarınca mağdur paylaşımı çok geç fark etmiş olsa bile şikayet süresi fiilin gerçekleştiği (paylaşımın yapıldığı) tarihten itibaren her hâlükârda 2 yılı geçemez.
Sosyal medyada hakaret suçu uzlaştırmaya tabi midir?
Hayır. 7531 ve 7571 sayılı Kanunlarla yapılan değişiklikler sonucunda TCK m. 125'te yer alan hakaret suçu uzlaştırma kapsamından tamamen çıkarılmıştır. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret (TCK m. 125/3-a) hariç olmak üzere sosyal medyada işlenen tüm hakaret suçları artık önödeme (TCK m. 75) kapsamındadır.
Önödeme yapılırsa sicile işler mi ve mağdur tazminat alabilir mi?
Şüpheli, savcılıkça tebliğ edilen önödeme ihtarındaki tutarı 10 gün içinde peşin veya 3 eşit taksitte öderse hakkında kamu davası açılmaz ve adli sicil (sabıka) kaydına herhangi bir ceza işlenmez. Önödeme tutarı devlete ödenir; ancak mağdurun Asliye Hukuk Mahkemesinde manevi tazminat davası açma hakkı devam eder.
WhatsApp durum paylaşımı veya gizli hesaptan yapılan paylaşım aleni sayılır mı?
Hayır. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin yerleşik ve 2026 tarihli güncel içtihatlarına göre TCK m. 125/4'teki 1/6 oranındaki aleniyet artırımının uygulanabilmesi için paylaşımın belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülebilme olanağının bulunması gerekir; yalnızca rehberde kayıtlı kişilerin görebildiği WhatsApp durum paylaşımları, kilitli (gizli) profiller ve kapalı gruplar aleni sayılmaz.