Ortak Çocuk İstememek Boşanma Sebebi Midir?

Çocuk İstememek, evlilik birliği içerisinde eşlerden birinin tercihi olabileceği gibi her iki eşin de tercihi olabilir.

Çocuk istememek eşlerden birinin tercihi ise ve bu durum da evlilik birliği içerisinde diğer eş tarafından olumlu karşılanmıyorsa evlilik birliğinin temelinden sarsılması söz konusu olabilir. Zira genellikle eşlerden biri evlendikten sonra çocuk sahibi olmak ister. Bu istek insan olmanın ve neslini devam ettirmenin doğal bir sonucudur. Buna rağmen çocuk yapmak isteğinin diğer eş tarafından kabul görmemesi evlilik birliğini temelinden sarsabilir.

Önemle belirtmek gerekir ki bu yazımızdaki çocuk istememekten kasıt evlilik birliğinden sonra eşlerden birinin cinsel birliktelik neticesinde çocuk yapma arzusunun geri çevrilmesidir. Eşlerden birinin evlilik öncesi bir çocuğa sahip olması ve evlilik birliği içerisinde diğer eşin bu çocuğa rıza göstermemesi ayrı bir konudur.

Çocuk İstememek Kusurlu Bir Davranış Mıdır?

Yukarıda da belirttiğimiz üzere çocuk yapma arzusu insanın en temel duygularından biridir. Bu sebeple evlilik birliği içerisinde eşlerden birinin diğer eşten çocuk yapma arzusunun geri çevrilmesi çocuk yapmak isteyen eşte derin bir üzüntüye sebep olabilecektir. Hatta bu durum manevi zarara kadar gidebilecektir.

Boşanma davası kararlarında çocuk istemeyen eşlerin bu davranışlarının kusurlu bir davranış olduğu kabul edilmektedir. Ancak belirtmek gerekir ki bu durumun hukuka uygun deliller ile ispat edilmesi halinde bu davranışlar çocuk istemeyen eşe kusur olarak yüklenebilecektir.

Mahkeme Kararlarında Çocuk İstememek

“Erkeğin kesinleşen kusurlu davranışları yanında “Kadından ortak çocuk istemediği” anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebep olan olaylarda davacı erkeğin davalı kadına oranla “Daha ağır” kusurlu olduğunun kabulü gerekirken, tarafların eşit kusurlu olduklarının kabul edilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.” (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2020/6540 Esas 2021/1661 Karar)

Mahkeme kararında da görüldüğü üzere taraflar eşit kusurluyken erkeğin ortak çocuk istemediği davranışı da erkeğe kusur olarak yüklenmiş ve neticede erkeğin daha ağır kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Bu durum da maddi ve manevi tazminat miktarının belirlenmesinde önem arz etmektedir.

Konu ile ilgili daha fazla bilgi almak için İletişim sayfamız üzerinden bizlere ulaşabilirsiniz.

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşabilirsiniz!
Avukat Barış Selçuk Şahin
Avukat Barış Selçuk Şahin

Hukuki bir konuda danışmanlık ve avukatlık hizmeti almak için web sitemizde yer alana iletişim araçlarını kullanarak bizlere ulaşabilirsiniz.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir