Av. Barış Selçuk ŞahinAvukatlık Bürosu

Emekli Maaşı Haczedilebilir Mi?

Av. Barış Selçuk Şahin

Emekli vatandaşların icra takiplerinde en sık karşılaştığı soruların başında emekli maaşına haciz gelip gelmeyeceği, kredi veya vergi borçları nedeniyle emekli aylığından kesinti yapılıp yapılamayacağı gelmektedir.

Kanun koyucu, emeklilerin ve ailelerinin geçimlerini sürdürebilmeleri amacıyla emekli maaşlarını özel bir koruma altına almıştır. Kural olarak emekli maaşı haczedilemez. Ancak bu kuralın kanunda sayılan istisnaları ile bankaların kredi sözleşmelerine dayanarak koyduğu blokeler birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.

Bu yazımızda ise emekli maaşının hangi borçlar için haczedilebileceğine, vergi borcu ve banka kredisi blokesi uygulamalarına, maaş üzerindeki haczin nasıl kaldırılacağına ve konuya ilişkin Yargıtay kararlarına değineceğiz.

Yasal Düzenleme

Emekli maaşlarının haczedilemeyeceğine ilişkin temel kural, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 93. maddesinde düzenlenmiştir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Madde 93/1

Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.

Ayrıca emeklinin henüz icra takibi kesinleşmeden önce imzaladığı sözleşmelerle bu korumadan vazgeçmesini önlemek amacıyla 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 83/a maddesinde açık bir hükme yer verilmiştir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 83/a

82 ve 83 üncü maddelerde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir.

Bu hükümler uyarınca emekli maaşı kural olarak haczedilemez. Alacaklı tarafından icra dosyasında emekli maaşına haciz konulması talep edildiğinde, kanuni istisnalar veya borçlunun geçerli bir onayı yoksa icra müdürü bu haciz talebini kendiliğinden reddetmek zorundadır.

Emekli Maaşı Hangi Durumlarda Haczedilebilir?

5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi uyarınca emekli maaşına haciz konulabilmesi yalnızca üç durumda mümkündür.

1. Nafaka Borçları

Mahkeme kararıyla hükmedilen nafaka borçları için borçlunun onayı aranmaksızın emekli maaşına haciz konulabilir. Her ay işleyen güncel nafaka tutarının tamamı emekli maaşından öncelikle kesilir; birikmiş (geçmiş döneme ait) nafaka borcu ise adi alacak niteliğinde olduğundan aylık nafaka düşüldükten sonra kalan maaşın dörtte biri (1/4) oranında kesinti yapılır.

Nitekim Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2015 tarihli bir kararında; birikmiş nafaka ve aylık işleyecek nafakanın tahsili için başlatılan icra takibinde, 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi uyarınca işleyen aylık nafakanın tamamı için emekli maaşına haciz konulmasında yasaya aykırılık bulunmadığına, birikmiş nafaka alacağı için ise İİK’nin 83. maddesi gereğince işleyen nafaka kesildikten sonra kalan emekli maaşından yalnızca 1/4 oranında kesinti yapılabileceğine hükmetmiştir.

2. SGK Prim ve Kurum Alacakları

Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi kapsamındaki sigorta primi, genel sağlık sigortası primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ve gecikme zammı alacakları için emekli maaşına haciz konulabilir. Örneğin emekli bir kişinin kendi iş yerinden veya ortağı/müdürü olduğu şirketten kaynaklanan SGK prim borçları bu kapsamdadır.

Ancak SGK alacakları için yapılan hacizlerde hem kesinti oranı hem de alacağın niteliği bakımından iki önemli sınır bulunmaktadır. İlk olarak, 6183 sayılı Kanun’un 71. maddesi uyarınca SGK prim borcu için dahi emekli maaşının tamamına haciz veya bloke konulamaz; kesinti oranı maaşın dörtte birinden (1/4) az ve üçte birinden (1/3) çok olamaz.

Nitekim Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2026 tarihli güncel bir kararında; dava dışı şirkette müdür olan emeklinin şirketin SGK borçları sebebiyle yaşlılık aylığının yattığı banka hesabına tümden e-haciz (bloke) konulmasını sosyal devlet ilkesine ve 6183 sayılı Kanun’un 71. maddesine aykırı bularak maaşın tamamının haczedilemeyeceğine hükmetmiştir.

İkinci olarak, SGK’nin prim ve 88. madde kapsamındaki alacakları dışında kalan prim dışı alacakları için emekli maaşı haczedilemez.

Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2024 tarihli bir kararında genel mahkemede hükmedilen kurum zararı, cezai şart ve reçete bedeli alacağı için; 2019 tarihli bir kararında ise rücuen tazminat ilamına dayalı alacak için 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi kapsamında bir prim alacağı bulunmadığından borçlunun emekli maaşının haczedilemeyeceğine hükmetmiştir.

3. Borçlunun Muvafakat (Onay) Vermesi

Nafaka ve SGK prim borcu dışındaki tüm genel borçlarda (kredi, kredi kartı, senet, kira, fatura vb.) emekli maaşının haczedilebilmesi yalnızca emeklinin açık muvafakati (rızası) ile mümkündür. Ancak Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre emeklinin verdiği her onay geçerli kabul edilmemekte; muvafakatin verildiği zaman ve şekil sıkı şartlara bağlanmaktadır.

Öncelikle muvafakatin icra takibi kesinleştikten sonra verilmiş olması şarttır. İcra takibi başlatılmadan önce veya ödeme emri tebliğ edilip itiraz süresi dolmadan (takip kesinleşmeden) verilen muvafakatler İİK m. 83/a uyarınca geçersizdir.

Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2020 tarihli bir kararında; ödeme emrinin tebliğinden önce verilen emekli maaşı haczi muvafakatinin geçersiz olduğuna ve emekli maaşı üzerindeki haczin kaldırılması gerektiğine hükmetmiştir.

Bunun yanında ödeme emrinin tebliğ edildiği gün verilen muvafakat de geçersizdir. Borçlu icra dairesine giderek ödeme emrini elden tebellüğ ettiği gün borcu kabul edip sürelerden feragat ederek maaş haczine muvafakat verse dahi, bu onay takibin kesinleşmesinden sonra değil kesinleşme ile aynı anda verildiğinden geçerli sayılmamaktadır.

Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2024 tarihli güncel bir kararında; icra dairesinde ödeme emrinin tebliği ile aynı gün verilen maaş haczi muvafakatinin, takibin kesinleşmesinden sonra verilmiş sayılamayacağına ve geçersiz olduğuna hükmetmiştir.

Ayrıca borçlunun henüz emekli olmadan (çalışırken) verdiği muvafakat de geçersizdir. Aktif olarak çalışmakta olan bir kişinin "ileride emekli olduğumda emekli maaşımdan kesinti yapılmasına muvafakat ediyorum" şeklindeki beyanı, doğmamış bir haktan önceden vazgeçilemeyeceği için hukuken sonuç doğurmaz.

Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2017 tarihli bir kararında; borçlunun henüz emekli olmadan ileride alacağı emekli maaşının haczedilebileceğine dair verdiği muvafakatin, doğmamış haktan feragat edilemeyeceği gerekçesiyle geçersiz olduğuna ve haczin kaldırılmasına hükmetmiştir.

Son olarak, takip kesinleştikten sonra verilen geçerli muvafakat üzerine emekli maaşına haciz konulmuş, ancak daha sonra alacaklının talebiyle maaş üzerindeki haciz durdurulmuşsa (kaldırılmışsa), borçlunun yeni bir muvafakati alınmadan eski muvafakate dayanılarak maaşa tekrar haciz konulamaz.

Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2018 tarihli bir kararında; maaş üzerindeki haczin durdurulması talebinin haczin kaldırılması anlamına geldiğine ve borçlunun yeni bir muvafakati bulunmaksızın eski muvafakate dayanılarak yeniden haciz uygulanamayacağına hükmetmiştir.

SSK, Bağ-Kur ve Memur Emeklisi Maaşları Arasında Fark Var Mı?

5510 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşları haczedilemezken, Emekli Sandığı (memur) emeklilerinin maaşları haczedilebilmekteydi. Ancak 5510 sayılı Kanun ile bu ayrım tamamen kaldırılmıştır.

Bugün SSK (4/a), Bağ-Kur (4/b) ve Emekli Sandığı (4/c - memur emeklisi) ayrımı olmaksızın SGK tarafından bağlanan tüm emekli maaşları ile dul ve yetim aylıkları haczedilemezlik korumasından eşit şekilde yararlanmaktadır.

Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2016 ve 2020 tarihli kararlarında; 5510 sayılı Kanun’un geçici 1, 2 ve 4. maddeleri uyarınca 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’na tabi memur emeklilerinin de 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi kapsamında olduğuna ve muvafakat bulunmadıkça emekli maaşlarının haczedilemeyeceğine hükmetmiştir.

Buna karşılık yabancı bir ülkenin sosyal güvenlik kurumundan (örneğin Almanya veya Fransa’dan) alınan yurt dışı emekli maaşları 5510 sayılı Kanun kapsamında olmadığından, İİK m. 83 uyarınca borçlu ve ailesinin geçimi için gerekli miktar ayrıldıktan sonra en az dörtte biri (1/4) oranında haczedilebilmektedir. Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2016 tarihli kararlarında; yurt dışı sigorta mercii tarafından ödenen emekli ve dul aylıklarının 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi kapsamında bulunmadığına, ancak İİK’nin 83. maddesi çerçevesinde değerlendirilerek 1/4 oranında haczedilebileceğine hükmetmiştir.

Vergi Borcu Sebebiyle Emekli Maaşı Haczedilebilir Mi?

Vergi daireleri tarafından gelir vergisi, KDV, motorlu taşıtlar vergisi (MTV), trafik cezası veya vergi cezası gibi kamu alacakları için emekli maaşlarına veya maaşın yattığı banka hesaplarına e-haciz uygulanması sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.

Ancak 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi özel bir kanun hükmü olup yalnızca SGK’nin 88. madde kapsamındaki prim alacakları ile nafaka borçlarını istisna tutmuştur. Vergi dairelerinin tahsil ettiği vergi borçları ve idari para cezaları bu istisnalar arasında yer almaz. Dolayısıyla vergi borcu sebebiyle emekli maaşına ya da yalnızca emekli maaşının yattığı banka hesabına haciz konulamaz.

Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi için Vergi Borcu Sebebiyle Yetim Aylığı Haczedilebilir Mi? başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

Bankalar Kredi Borcu İçin Emekli Maaşına Bloke Koyabilir Mi?

Uygulamada en çok karıştırılan konu, icra dairesi aracılığıyla konulan haciz ile maaş alınan bankanın kredi borcu nedeniyle doğrudan koyduğu bloke (takas/mahsup) arasındaki farktır.

Banka, ödenmeyen kredi borcu için icra takibi başlatmışsa, takip kesinleşmeden önce kredi sözleşmesinde alınan muvafakate dayanarak icra dosyası üzerinden emekli maaşını haczedemez; 5510 sayılı Kanun m. 93 ve İİK m. 83/a hükümleri buna engeldir.

Ancak emekli, maaş aldığı bankadan tüketici kredisi kullanırken kredi sözleşmesinde veya ekindeki talimatta bankaya maaş hesabından takas, mahsup, virman yapma ve bloke koyma yetkisi vermişse; banka icra takibi başlatmaksızın doğrudan bu sözleşme hükmüne dayanarak kredi taksiti kadar emekli maaşından kesinti yapabilir.

Nitekim Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 2025 tarihli kararında ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ile Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025 tarihli kararlarında; İİK m. 83/a ve 5510 sayılı Kanun m. 93 hükümlerinin cebri icra aşamasındaki haciz işlemlerini kapsadığına, henüz icra takibi aşamasına geçilmemiş uyuşmazlıklarda ise tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları uyarınca bankanın emekli maaşına doğrudan bloke koymasının mümkün olduğuna hükmetmiştir.

Emekli Maaşının Yattığı Banka Hesabına Haciz Konulabilir Mi?

Emekli maaşının kendisi haczedilemediği gibi, yalnızca emekli maaşının yatırıldığı banka hesabı da haczedilemez. İcra dairelerince bankalara gönderilen haciz müzekkerelerinde veya haciz ihbarnamelerinde, borçlunun maaş hesapları dışında kalan mevduatlarının haczedilmesi gerektiği belirtilir.

Buna rağmen emekli maaşının yattığı banka hesabına haciz veya e-haciz konulursa, İcra Hukuk Mahkemesi tarafından ilgili bankadan hesap hareketleri getirtilerek incelenir. Hesaptaki paranın emekli maaşı olduğu tespit edildiğinde hesap üzerindeki haciz kaldırılır. Ancak aynı hesapta emekli maaşı dışında başka paralar (kira geliri, ticari kazanç, havale vb.) bulunuyorsa, maaş dışındaki bu tutarlar haczedilebilir.

Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2010 tarihli bir kararında; borçlunun emekli maaşının yattığı banka hesabına icra müdürlüğünce haciz konulması üzerine yapılan şikayette, 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesindeki haczedilemezlik kuralından Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı ayrımı yapılmaksızın tüm emeklilerin yararlanacağına ve mahkemece banka hesabındaki paraların niteliği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Emeklinin Evi, Arabası ve Diğer Malları Haczedilebilir Mi?

5510 sayılı Kanun’un 93. maddesindeki koruma yalnızca SGK tarafından bağlanan gelir, aylık ve ödenekleri (emekli maaşını) kapsar.

Emekli bir vatandaşın emekli maaşı haczedilemez ise de; adına kayıtlı ev, arsa, tarla, otomobil veya maaş hesabı dışındaki banka mevduatı ve birikimleri genel hükümler çerçevesinde haczedilebilir.

Emekli Maaşına Konulan Haciz Nasıl Kaldırılır?

Hukuka aykırı olarak emekli maaşına veya maaş hesabına konulan haczin ya da blokenin kaldırılması için izlenecek hukuki yol ve görevli mahkeme, haciz veya bloke işlemini uygulayan kuruma göre farklılık göstermektedir.

1. İcra Dairesi Tarafından Konulan Hacizler

İcra müdürlüğünce emekli maaşına veya maaş hesabına haciz konulmuşsa, takibin yapıldığı yer İcra Hukuk Mahkemesine “haczedilemezlik şikayeti” ile başvurulur. Emekli maaşının haczedilemezliği kamu düzenine ilişkin olduğundan bu başvuru 7 günlük şikayet süresine tabi değildir; haciz devam ettiği sürece her zaman (süresiz olarak) şikayet yoluna başvurulabilir. Ayrıca devam eden maaş kesintilerinde her kesinti yeni bir şikayet hakkı doğurur.

Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2016 tarihli bir kararında emekli maaşının haczedilemezliğinin kamu düzenine ilişkin olup süresiz şikayete tabi olduğuna; 2023 tarihli bir kararında ise emekli maaş haczi borç bitinceye kadar süregelen bir işlem olduğundan her haciz kesintisinin yeni bir şikayet hakkı doğuracağına ve önceki şikayetin reddinin yeni başvuru için kesin hüküm oluşturmayacağına hükmetmiştir.

2. Vergi Dairesi Tarafından Konulan E-Hacizler

Vergi borcu sebebiyle emekli maaş hesabına vergi dairesince e-haciz konulmuşsa, görevli mahkeme Vergi Mahkemesidir. Haczin öğrenildiği tarihten itibaren yasal süre içinde Vergi Mahkemesinde dava açılarak haczin iptali ve kesilen paraların faiziyle birlikte iadesi talep edilebilir.

3. Banka Tarafından Konulan Doğrudan Blokeler

Herhangi bir icra takibi olmaksızın doğrudan banka tarafından kredi sözleşmesine dayanılarak konulan blokelerde ortada bir icra müdürlüğü işlemi bulunmadığından İcra Hukuk Mahkemesi görevli değildir. İşlemin tüketici kredisinden kaynaklanması halinde Tüketici Mahkemesinde (veya parasal sınıra göre Tüketici Hakem Heyetinde) blokenin kaldırılması ve kesintilerin iadesi talep edilmelidir.

Emekli Maaşından Yapılan Kesintiler Geri Alınabilir Mi?

Emekli maaşına hukuka aykırı şekilde (örneğin geçersiz bir muvafakate dayanılarak) haciz konulmuş ve İcra Hukuk Mahkemesince haczin kaldırılmasına karar verilmişse, daha önce yapılan kesintilerin nasıl geri alınacağı paranın alacaklıya ödenip ödenmediğine göre değişmektedir.

Maaştan kesilip icra dosyasına gönderilmiş ancak henüz alacaklıya ödenmemiş (icra veznesinde bekleyen) paralar, haczin kaldırılması kararıyla birlikte doğrudan emekliye iade edilir.

Buna karşılık şikayet tarihinden önce maaştan kesilerek alacaklıya ödenmiş olan paraların, İcra Hukuk Mahkemesi kararıyla veya İİK m. 361 uyarınca icra müdürlüğünce doğrudan iadesine karar verilemez. Alacaklıya ödenmiş bulunan bu kesintilerin geri alınabilmesi için genel mahkemelerde istirdat davası açılması gerekir.

Nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2020 tarihli bir kararında; ödeme emrinin tebliğinden önce verilen geçersiz muvafakate dayanılarak emekli maaşına konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesinin doğru olduğuna, ancak haczin kaldırılması kararından önce maaştan kesilerek alacaklıya ödenmiş bulunan paraların iadesine ilişkin talebin genel mahkemede açılacak istirdat davasının konusunu oluşturduğuna ve İcra Hukuk Mahkemesince İİK m. 361 gereğince kesintilerin iadesine hükmedilemeyeceğine karar vermiştir.